Türkiye'de Modern Bilincin Oluşumu Modernleşmenin Fenomenolojisi ve Türk Modernleşmesi

Stok Kodu:
9786257587303
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
272
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021-07
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%35
36,00TL
23,40TL
Taksitli fiyat: 9 x 2,86TL
Havale/EFT ile: 22,93TL
10000 Adet Stoklarımızda
Temin süresi 5 gündür.
150 TL ve Üzeri Kargo Bedava
9786257587303
731710
Türkiye'de Modern Bilincin Oluşumu
Türkiye'de Modern Bilincin Oluşumu Modernleşmenin Fenomenolojisi ve Türk Modernleşmesi
Ketebe Yayınları
23.40

Monolitik bir tavırla, yalnızca modern düşüncenin ölçüleri ile Osmanlı-Türk modernleşme tecrübesini anlamaya çalışan düşünürler -zorunlu olarak- modernleşme sürecinin ve modern bilincin “çatışmacı” bir tarzda ilerleyerek kendisini kabul ettirdiği gibi fizikalist bir bakış açısından kurtulamayacaktır. Hâlbuki toplum ve düşünce geleneğimizde modernleşmenin ve modern bilincin kesin çizgiler ve somut veriler ile belirleyemeyeceğimiz bir varoluş macerası bulunmaktadır. Bu maceranın konumlandığı ve anlamlandığı zeminin gösterilebilmesi bizim Türk modernleşmesini hermenötik bir tavırla kopuş ve devamlılık tezinin ötesinde yeniden yorumlamamıza imkân verecektir. Bunun yapılabilmesi için modernliğe nasıl bakıldığının, modern düşüncenin hangi perspektifle benimsendiğinin anlaşılması oldukça önemlidir.
Bu çalışmada modern bilincin Türk düşüncesinde tam olarak ne zaman ve nasıl başladığının kesin çizgilerle tespit edilmesi gibi bir çaba bulunmamaktadır. Bunun yerine Osmanlı'nın son ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde modern bilincin hangi zemin ile diyalektiğe girip kendisini nasıl konumlandırdığı ve anlamlandırdığı sorgulanmaktadır.

Monolitik bir tavırla, yalnızca modern düşüncenin ölçüleri ile Osmanlı-Türk modernleşme tecrübesini anlamaya çalışan düşünürler -zorunlu olarak- modernleşme sürecinin ve modern bilincin “çatışmacı” bir tarzda ilerleyerek kendisini kabul ettirdiği gibi fizikalist bir bakış açısından kurtulamayacaktır. Hâlbuki toplum ve düşünce geleneğimizde modernleşmenin ve modern bilincin kesin çizgiler ve somut veriler ile belirleyemeyeceğimiz bir varoluş macerası bulunmaktadır. Bu maceranın konumlandığı ve anlamlandığı zeminin gösterilebilmesi bizim Türk modernleşmesini hermenötik bir tavırla kopuş ve devamlılık tezinin ötesinde yeniden yorumlamamıza imkân verecektir. Bunun yapılabilmesi için modernliğe nasıl bakıldığının, modern düşüncenin hangi perspektifle benimsendiğinin anlaşılması oldukça önemlidir.
Bu çalışmada modern bilincin Türk düşüncesinde tam olarak ne zaman ve nasıl başladığının kesin çizgilerle tespit edilmesi gibi bir çaba bulunmamaktadır. Bunun yerine Osmanlı'nın son ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde modern bilincin hangi zemin ile diyalektiğe girip kendisini nasıl konumlandırdığı ve anlamlandırdığı sorgulanmaktadır.

Monolitik bir tavırla, yalnızca modern düşüncenin ölçüleri ile Osmanlı-Türk modernleşme tecrübesini anlamaya çalışan düşünürler -zorunlu olarak- modernleşme sürecinin ve modern bilincin “çatışmacı” bir tarzda ilerleyerek kendisini kabul ettirdiği gibi fizikalist bir bakış açısından kurtulamayacaktır. Hâlbuki toplum ve düşünce geleneğimizde modernleşmenin ve modern bilincin kesin çizgiler ve somut veriler ile belirleyemeyeceğimiz bir varoluş macerası bulunmaktadır. Bu maceranın konumlandığı ve anlamlandığı zeminin gösterilebilmesi bizim Türk modernleşmesini hermenötik bir tavırla kopuş ve devamlılık tezinin ötesinde yeniden yorumlamamıza imkân verecektir. Bunun yapılabilmesi için modernliğe nasıl bakıldığının, modern düşüncenin hangi perspektifle benimsendiğinin anlaşılması oldukça önemlidir.
Bu çalışmada modern bilincin Türk düşüncesinde tam olarak ne zaman ve nasıl başladığının kesin çizgilerle tespit edilmesi gibi bir çaba bulunmamaktadır. Bunun yerine Osmanlı'nın son ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde modern bilincin hangi zemin ile diyalektiğe girip kendisini nasıl konumlandırdığı ve anlamlandırdığı sorgulanmaktadır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat