Ol-An

Stok Kodu:
9786257587358
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
160
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021-09
Kapak Türü:
Ciltli
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%35
194,00TL
126,10TL
Taksitli fiyat: 9 x 15,41TL
Havale/EFT ile: 123,58TL
10000 Adet Stoklarımızda
Temin süresi 5 gündür.
150 TL ve Üzeri Kargo Bedava
9786257587358
739939
Ol-An
Ol-An
Ketebe Yayınları
126.10

Ol-Ân, “Ben bilinmeyen, gizli bir hazine idim, bilinmek istedim; bilineyim diye halkı (kâinat) yarattım.” hadis-i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz'in şehirlerden şehirlere, mekânlardan mekânlara “yeryüzleri”nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı, bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır. Lekesiz, bu “varoluş albümü”nde, bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor. Mescid-i Nebî'den Medinetü'z-Zehra'ya, Ayasofya'dan Marmaris'e, Priştine'den Berat'a, Malaga'dan Kurtuba'ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor. Ândaki var oluş ekseninde, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin “Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde” ile başlayan beyitleri ile “şâr/şehir” izleğinde ilerleyen bu satırlar, “Oku!” emr-i ilahîsinin, fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde. Ömer Lekesiz, bu okumalarını tasavvufî bir neşve, insanca bir sevinç, eşref-i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor. Fotoğraflarla birlikte “ol”mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor.

Ol-Ân, “Ben bilinmeyen, gizli bir hazine idim, bilinmek istedim; bilineyim diye halkı (kâinat) yarattım.” hadis-i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz'in şehirlerden şehirlere, mekânlardan mekânlara “yeryüzleri”nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı, bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır. Lekesiz, bu “varoluş albümü”nde, bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor. Mescid-i Nebî'den Medinetü'z-Zehra'ya, Ayasofya'dan Marmaris'e, Priştine'den Berat'a, Malaga'dan Kurtuba'ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor. Ândaki var oluş ekseninde, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin “Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde” ile başlayan beyitleri ile “şâr/şehir” izleğinde ilerleyen bu satırlar, “Oku!” emr-i ilahîsinin, fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde. Ömer Lekesiz, bu okumalarını tasavvufî bir neşve, insanca bir sevinç, eşref-i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor. Fotoğraflarla birlikte “ol”mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor.

Ol-Ân, “Ben bilinmeyen, gizli bir hazine idim, bilinmek istedim; bilineyim diye halkı (kâinat) yarattım.” hadis-i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz'in şehirlerden şehirlere, mekânlardan mekânlara “yeryüzleri”nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı, bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır. Lekesiz, bu “varoluş albümü”nde, bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor. Mescid-i Nebî'den Medinetü'z-Zehra'ya, Ayasofya'dan Marmaris'e, Priştine'den Berat'a, Malaga'dan Kurtuba'ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor. Ândaki var oluş ekseninde, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin “Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde” ile başlayan beyitleri ile “şâr/şehir” izleğinde ilerleyen bu satırlar, “Oku!” emr-i ilahîsinin, fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde. Ömer Lekesiz, bu okumalarını tasavvufî bir neşve, insanca bir sevinç, eşref-i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor. Fotoğraflarla birlikte “ol”mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat