Güneşin Öldüğü Gün

Stok Kodu:
9786258401394
Boyut:
13.50x21.00
Sayfa Sayısı:
336
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2022-04
Çeviren:
Erdem Kurtuldu
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
%10
60,00 TL
54,00 TL
Taksitli fiyat: 9 x 6,60 TL
Havale/EFT ile: 52,92 TL
10000 Adet Stoklarımızda
İndirimli Fiyat : 54,00 TL
150 TL ve Üzeri Kargo Bedava
9786258401394
761377
Güneşin Öldüğü Gün
Güneşin Öldüğü Gün
İthaki Yayınları
54.00

Rüya ile kâbus arasındaki çizgi çok incedir.

Haziran ayının başlarında dağların derinliklerindeki bir kasabada, on dört yaşındaki Li Niannian bir gariplik fark ediyor. Kasabanın sakinleri çöken geceyle uykuya dalacaklarına sokaklara çıkıyor, tarlalara gidiyor. Her yeri insanlar sarıyor.

Li Niannian şaşkın şaşkın izlerken insanların rüyada gezindiklerini, sanki güneş batmamış gibi günlük işlerine devam ettiklerini fark ediyor. Çok geçmeden daha fazla insan rüyaya daldıkça gecenin karanlığında kıyamet kopuyor, en derindeki arzular bu vesileyle gün yüzüne çıkıyor. Yüzünü göstermeyen lütufkâr güneşi yeniden doğmaya ikna etmek ve kasabayı kurtarmak ise giderek daha garip ve rahatsız edici bir kâbusun ortasında kalan Li Niannian ve babasına düşüyor.

Güneşin Öldüğü Gün'de, Başkan Xi Jinping tarafından desteklenen “Çin rüyası” gerçekliğin kaosu ve karanlığıyla acımasızca sınanıyor.

“Modern Çin edebiyatının ustalarından birinin bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyasında, Çin'deki yaşamın gerçekliği ile Çin rüyasının güneşli iyimserliği arasındaki tezat ortaya konuyor.” –Jung Chang

Rüya ile kâbus arasındaki çizgi çok incedir.

Haziran ayının başlarında dağların derinliklerindeki bir kasabada, on dört yaşındaki Li Niannian bir gariplik fark ediyor. Kasabanın sakinleri çöken geceyle uykuya dalacaklarına sokaklara çıkıyor, tarlalara gidiyor. Her yeri insanlar sarıyor.

Li Niannian şaşkın şaşkın izlerken insanların rüyada gezindiklerini, sanki güneş batmamış gibi günlük işlerine devam ettiklerini fark ediyor. Çok geçmeden daha fazla insan rüyaya daldıkça gecenin karanlığında kıyamet kopuyor, en derindeki arzular bu vesileyle gün yüzüne çıkıyor. Yüzünü göstermeyen lütufkâr güneşi yeniden doğmaya ikna etmek ve kasabayı kurtarmak ise giderek daha garip ve rahatsız edici bir kâbusun ortasında kalan Li Niannian ve babasına düşüyor.

Güneşin Öldüğü Gün'de, Başkan Xi Jinping tarafından desteklenen “Çin rüyası” gerçekliğin kaosu ve karanlığıyla acımasızca sınanıyor.

“Modern Çin edebiyatının ustalarından birinin bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyasında, Çin'deki yaşamın gerçekliği ile Çin rüyasının güneşli iyimserliği arasındaki tezat ortaya konuyor.” –Jung Chang

Rüya ile kâbus arasındaki çizgi çok incedir.

Haziran ayının başlarında dağların derinliklerindeki bir kasabada, on dört yaşındaki Li Niannian bir gariplik fark ediyor. Kasabanın sakinleri çöken geceyle uykuya dalacaklarına sokaklara çıkıyor, tarlalara gidiyor. Her yeri insanlar sarıyor.

Li Niannian şaşkın şaşkın izlerken insanların rüyada gezindiklerini, sanki güneş batmamış gibi günlük işlerine devam ettiklerini fark ediyor. Çok geçmeden daha fazla insan rüyaya daldıkça gecenin karanlığında kıyamet kopuyor, en derindeki arzular bu vesileyle gün yüzüne çıkıyor. Yüzünü göstermeyen lütufkâr güneşi yeniden doğmaya ikna etmek ve kasabayı kurtarmak ise giderek daha garip ve rahatsız edici bir kâbusun ortasında kalan Li Niannian ve babasına düşüyor.

Güneşin Öldüğü Gün'de, Başkan Xi Jinping tarafından desteklenen “Çin rüyası” gerçekliğin kaosu ve karanlığıyla acımasızca sınanıyor.

“Modern Çin edebiyatının ustalarından birinin bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyasında, Çin'deki yaşamın gerçekliği ile Çin rüyasının güneşli iyimserliği arasındaki tezat ortaya konuyor.” –Jung Chang

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat