Dönemin en
meşhur kadın yazarlarından olan Güzide Sabri Aygün, Cumhuriyet Devri’nin ilk
yıllarında halk arasında çok tutulan aşk romanlarını yazmıştır. Yayınlandığı
zaman büyük bir yankı uyandırmış ve etkisi yıllar boyunca sürmüş bir aşk romanı
olan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, ülkemizde filme uyarlanmış, birçok
defa basılmış ve Ermeniceye çevrilmiştir.
“Güzide Sabri, kelimenin tam mânâsıyla bir
kalem âşığıdır. Rahat ve çok yazabilmek için, “tazimle sevdiği” eşinin dahi
uyumasını bekleyerek, gaz lambasının ışığı altında sabahlara kadar yazar. Ne
parayı, ne mülkü sevdiğini, yalnızca kendi sebepsiz ızdıraplarını dinlemek,
başkalarının felâketlerini ruhunda canlandırmak için yazdığını ifade eder.
Güzide Sabri, kadınlara ait meseleleri kadınların daha iyi anlatabileceğine
inandığı için, kadınlara yazar olmayı öğütlemiştir.”
Nazan Bekiroğlu
“Bilincine tam
varılmamış bir özgürlük istemi, bu tarz popüler karasevda romanlarıyla yerli
okurun duygulanmalarında ifade bulmaktadır. Güzide Sabri’nin İstanbul
romansları, İstanbul, İzmir gibi büyük kentlerin dışında, taşrada bile okurun
ilgisini çeker.”
Selim İleri
“Bayan Güzide
Sabri, kadınların kafes arkasında bir mahpus hayatı yaşadığı zamanlarda
muhitinin teşvikine kapılarak değil, kendi ruhundakini hissetmek ve
hissettiğini neşreylemek ateşiyle yazıcılığa başlamış bir ‘münevver’ Türk
kadınıdır. Ve Güzide Sabri’nin eserleri, yazıları kendileri yaşarken ölen bazı
muharrirler gibi ‘ölmüş bir kadının evrâk-ı metrûkesi’ haline gelmeyecek
derecede kuvvetli görünüyorlar.”